Mirac_ifis-iz

IFIS&IZ, Bütün Müslümanların Mirâc Kandilini Tebrik Eder, Huzurlu ve Feyizli Bir Kandil Gecesi Diler

2 Nisan 2019, Salı’yı Carşamba’ya bağlayan gece mübârek Mîrâc Kandilini idrâk edeceğiz. Bu münasebetle bütün müslümanların bu özel ve kıymetli gecesini tebrik ediyor ve Hazret-i Allah’a (c.c.), O’nun rızâsına ulaşmamız ve insanlığa en güzel bir şekilde hizmet etme noktasında bizlere yardımcı olması için duâ ve niyâz ediyoruz.

Fahr-i Kâinât Efendimiz (s.a.v.)’in en büyük mûcizelerinden biri olarak kabul edilen Mîrâc vakıâsı, Allah Rasulü’nün Mekke’den Medine’ye hicret etmesinden yaklaşık 1 yıl önce, Recep ayının 27. gecesinde gerçekleşmiştir. Bu mübârek gecede Resul-ü Kibriyâ Efendimiz (s.a.v.), İsrâ denilen mucizevî gece yolculuğuna çıkarak, Burak adlı binek vasıtasıyla Mekke’deki Kâbe’den (Mescid-i Haram’dan) Kudüs’teki Mescid-i Aksâ’ya (Beyt-i Makdis’e) götürülmüştür (İsrâ Suresi: 17/1). Bunun ardından Allah Rasulü (s.a.v.)’in Mescid-i Aksâ’dan başlayarak göğe yükseltildiği Mirâc olayı vuku bulmuş ve bu esnada Peygamber Efendimiz birçok ilâhî sır ve işaretlere mazhar olmuştur (Necm Suresi: 53/18). Mîrâc olayının doruk noktası, Rasulullah Efendimizin yedi kat göğü aşıp Sidretü’l-Müntehâ’ya ulaşmasından sonra, başka hiçbir yaratılmışın çıkamayacağı mertebeye kadar yükselerek Hâlık-ı Zülcelâl olan Rabbi ile doğrudan doğruya görüşmesidir (Buhârî, Tevhîd, 37).

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), her bir safhası hikmetlerle dolu olan bu özel yolculuktan, ümmetine iletmesi için kendisine hediye edilen bir takım ilâhî ikramlar ile dönmüştür. Bu ikramların arasında müslümanlar için Cenab-ı Hakk’a yaklaşmaya en büyük imkânı sağlayan beş vakit namaz da bulunmaktadır. Nitekim “Namaz, mü’minin mîrâcıdır” şeklindeki rivâyet de namazın, kulu Rabbine yaklaştırıp, kulun Rabbi ile buluşması için zemin oluşturduğuna işâret etmektedir (er-Râzî: Tefsîru’l-kebîr, 1/226; el-Âlûsî: Rûhu’l-meânî, 10/453).

Bu anlamda istikâmet üzere bir hayat, sağlam bir imân ve ihlaslı ibâdetlerle ahlâkî ve mânevî yükselişlerimizi gerçekleştirmek ve bu şekilde yüce Yaradanımızın yakınlığına erişmek için gayret etmeliyiz.

Bu mübârek gecenin tüm islâm âleminin birliğine, dayanışmasına ve affına vesile olmasını diliyor, dünyanın farklı coğrafyalarında, özellikle de bu mucizevî olaya sahne olan topraklarda yaşanan şiddetin, akan gözyaşlarının, çekilen acıların ve düşülen ümitsizliğin dinerek, yerini karşılıklı güven ve merhametten beslenen kalıcı sevgiye, huzura ve barışa bırakmasını niyâz ediyoruz.

Share this post

Share on facebook
Share on google
Share on twitter
Share on linkedin
Share on pinterest
Share on print
Share on email